Narsisizm nedir? Uluslararası ilişkiler kuramı artık geçersiz mi, yerini güç temelli narsist yaklaşımlar mı aldı?

23.06.2025
Narsisizm nedir? Uluslararası ilişkiler kuramı artık geçersiz mi, yerini güç temelli narsist yaklaşımlar mı aldı?

Narsisizm nedir?

Narsisizm, psikolojide genelde bireylerin kendi önemlerini abartmaları, empati eksikliği ve takdir görme ihtiyacının aşırı olması olarak tanımlanır.
Ancak bu kavramı devletler ya da liderler için de mecazi anlamda kullanabiliyoruz:

Kendi çıkarını evrensel değerlerin önüne koyan, eleştiriye kapalı, sürekli haklı olduğunu düşünen yapılar için “narsist devlet davranışı” diyebiliriz.

Uluslararası ilişkiler yerine narsizm mi geçti?

Uluslararası ilişkiler kuramları (realizm, liberalizm, yapısalcılık vb.), devletlerin davranışlarını açıklamaya çalışır. Ancak günümüzde yaşananlar —özellikle Filistin, Yemen, Sudan gibi yerlerdeki sivil ölümler karşısında— bu kuramların etik temellerinin çöktüğünü ya da güç karşısında işlevsiz kaldığını düşündürüyor.

Örnek Durum:

  • BM Güvenlik Konseyi’nde ABD bir veto attığında yüz binlerce insanın hayatı değişebiliyor.
  • İsrail’in Filistin’e yönelik eylemlerinde uluslararası hukukun askıya alınmış gibi işlemesi, büyük tepki topluyor.
  • Dünya Sağlık Örgütü, savaş bölgelerine yardım ulaştıramadığında, bağımsızlığı ve etkinliği sorgulanıyor.

Peki, gerçekten narsizm mi uluslararası ilişkilerin yerini aldı?

Bir bakıma evet. Çünkü:

  • Güçlü devletlerin çıkarları, artık evrensel değerlerin önüne geçiyor.
  • Empati ve adalet gibi ilkeler, yerini çıkarcılık ve propaganda düzenine bırakıyor.
  • Kurumsal sistemin içi boşaltılıyor; işlevsellik değil görüntü önemli hale geliyor.
  • Bu da, “narsisistik devlet davranışı” dediğimiz yeni bir düzene işaret ediyor.

Ne yapılabilir?

  • Uluslararası sistemin reforme edilmesi gerekiyor. Özellikle BM Güvenlik Konseyi gibi yapılarda veto hakkı yeniden düzenlenmeli.
  • Küresel sivil toplum, dijital medya ve bağımsız hukuk kurumları güçlendirilmeli.
  • Sessiz kalmamak, kamuoyu oluşturmak artık devletlerin bile önünde etkili bir araç olabiliyor.

Kısaca şunu diyebiliriz;

Uluslararası ilişkiler kuramı teoride var ama pratikte “güçlü ne derse o olur” gibi işliyor. Bu da adeta “narsistik bir uluslararası düzen” oluşturuyor.
Ancak bu, tamamen çaresiz olduğumuz anlamına gelmiyor. Sesini yükselten halklar, sosyal medya ve bağımsız kurumlar, bu düzene karşı ciddi bir denge unsuru olabilir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Kamuya bağlantının kolay, hızlı ve güvenilir internet arayüzü. Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2022 - 2026